Amnion sıvısında mekonyum hangi durumlarda olur

MEKONYUM ASPİRASYONU
BEBEĞİN ANNE KARNINDA KAKASINI YUTMASI
Bebek anne karnında iken barsaklarında koyu kıvamda yeşilimsi bir dışkı birikir. Bebek anne karnında birşey yememesine rağmen barsaklarında dışkı olmaktadır çünkü bebeğin mide ve barsak sistemindeki salgılar, safra salgısı, lanugo denen tüyler, verniks kaseosa, mukus ve amnios sıvısı mekonyum denilen dışkının oluşmasına katkıda bulunur.  Bu dışkıyı bebek normalde doğumdan sonraki günlerde yapacaktır. Bebeğin ilk kakası olan bu dışkıya “mekonyum” adı verilir. Eğer anne karnındaki bebek bu dışkıyı doğum zamanında yutarak akciğerlerine alırsa bu duruma “mekonyum aspirasyon sendromu (MAS)” denir, halk arasında bebeğin kakasını yutması veya bebeğin kakasını yemesi olarak adlandırılır. Burada kastedilen aslında bebeğin kakasını yemesi veya yutması değildir, soluk borusuna ve akciğerlerine kaçmasıdır. Akciğerlerde mekonyum (dışkı) bulunması doğumdan sonra bebekte solunum sıkıntısına neden olacaktır. Eğer amnion sıvısı miktarında azalma (oligohidramnios) varsa  içerisindeki memonyum daha koyu bir kıvam alacağı için fetus açısından daha tehlikeli olacaktır.

Normalde anne karnındaki bebeğin amnion sıvısı berraktır, hafıf sarı-beyaz renkte olabilir. Bebek doğumdan önce amniyon sıvısı içerisine barsak içeriğini (mekonyum) boşaltmışsa amnion sıvısı sarı-yeliş-kahverengi bir renk alır. Su kesesi açıldığında bu renk değişikliği gözle kolayca anlaşılır. Su kesesi açılmadan önce bu durumun anlaşılması her zaman mümkün olmamaktadır, bazı durumlarda ultrason ile tanı konulabilmektedir.

Belirtiler:
Aşırı koyu mekonyumlu amnion sıvısı içerisinden doğan bebeğin cildi tamamen kahverengi boyanmış halde izlenebilir. Bebekte solunum zorluğu, kalp ritmi bozulması, tonus yokluğu gibi bulgular olabilir. Bebek gerekirse entübe edilerek solunum yollarındaki mekonyum parçaları temizlenir ve yoğum bakım tedavileri uygulanır. Bebeğin akviğer grafisinde infiltrasyon alanları ve atelektazi izlenebilir.

Amnion sıvısında mekonyum hangi durumlarda olur?
– Günaşımı (günü geçen gebeliklerde barsak sisteminin olgunlaşmasına bağlı)
– Fetusta hipoksi, asidoz, kalp ritminde bozulma olması
– Kordon sıkışması
– Fetusun başına bası olması
– Zor ve uzun süren doğumlar
– IUGR

Mekonyum mevcut olan doğumlarda fetal distres nedeniyle sezaryen riski artmaktadır.Amnion sıvısında mekonyum bulunması durumunda postpartum endometrit ve amnion sıvısı embolisi riskinde de artış izlenir.

Mekonyum (dışkı, kaka) bulaşmış amnion sıvısı içerisinden doğan her bebekte mekonyum aspirasyon sendromu izlenmez. Mekonyum ile boyalı halde doğan bebeklerin yaklaşık yarısında hiçbir problem gelişmemektedir.

Loğusalık döneminde anne vücudunda hangi değişiklikler oluşur

LOHUSALIK DÖNEMİ (LOĞUSALIK DÖNEMİ)
LOHUSA – LOĞUSA
Doğumdan sonraki ilk 6 hafta (yaklaşık 40 gün ) lohusalık dönemidir. Normal doğum ve sezaryenden 1 hafta sonra dikiş kontrolü, dikiş alınması (nrmal doğumda dikiş alınmaz) ve diğer kontroller için mutlaka başvurmalısınız. Bebek de doğum günü görüldükten genellikle 5-7 gün sonra tekrar kontrole çağırılır.

Loğusalık döneminde anne vücudunda hangi değişiklikler oluşur?
– Kırmızı, sarı, beyaz akıntı meydana gelir, buna loşi denir. Loşi ilk üç gün kırmızı, 4-5 gün sonra sarı-pembe, 7-8 gün sonra beyaz renklidir. Akıntıdan dolayı iç çamaşırı ve petler sık kirlenebilir, sık sık değiştirilerek tuvalet ihtiyacını takiben önden arkaya doğru antiseptik bir solüsyonla temizlik yapılmalıdır.
– Rahim doğumdan sonra günler geçtikçe küçülür. 2 hafta sonra karında elle hissedilemez.
– Memelerden hormonların etkisiyle süt salgılanır. İlk üç gün süt miktarı azdır. Bebek emdikçe süt artar.
– Anne gebelik boyunca aldığı kiloları verir. Vücut şekli yavaş yavaş normale döner.
– Şişlik ve ödemler azalır.
– Ellerde uyuşma ve bacaklarda kramp gibi şikayetler geçer.

Loğusalıkta annede ne tür şikayetler meydana gelebilir?
– Meme başından çatlaklar en sık rastlanan şikayetlerden birisidir. Doğumdan sonra meme bakımı hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
– Nadiren doğumdan sonra evde aşırı kanama ve uzun süren kanama meydana gelebilir, bu durumda mutlaka hemen doktorunuza başvurunuz.
– İdrar yolu enfeksiyonları doğumdan sonra sık görülür. İdrar yaparken ağrı ve yanma meydana gelir.
– Endometrit denilen rahim içerisinde enfeksiyon oluşması nadiren meydana gelir. Bu durumda çok kötü kokulu akıntı, halsizlik, ateş gibi belirtiler olur. Antibiyotik ile tedavi edilir.
– Sık olmasa da doğumdan sonra görülebilen bir durum da annede depresyondur.  Geçici depresyon sırasında anne sık sık ağlar, ancak ağlama nedenini açıklayamaz. Doğumdan sonraki hormonal değişikliklere bağlı oluşur ve sıklıkla kendiliğinden düzelir. Bu dönemde çevresi anneye destek olmalı, güven vermelidir. Gebelik sırasında verilecek eğitim ile anne adayının doğum sonrası ortaya çıkabilecek ruhsal problemleri önlenebilir.
– Normal doğumda dikiş yerinde ağrı olabilir, en geç 1-2 hafta içerisinde geçecektir. 1-2 hafta boyunca dikiş yeri antiseptik solüsyonla önden arkaya doğru tuvalette temizlenmelidir.
– Sezaryen dikiş yerinde ağrı ve uyuşukluk, hissetmeme gibi hisler olabilir. Ağrı 1 hafta – 10 günde oldukça rahatlayacaktır. Dikiş yerinde uyuşukluk ve hissizlik ise daha uzun sürede düzelir.

Doğumdan sonra cinsel  ilişki?
Normal doğum veya sezaryenden 6 hafta sonra doktor kontrolünde bir problem saptanmamışsa cinsel ilşkiye izin verilir.

Doğumdan sonra ne zaman banyo (duş) alınır?
Normal doğumdan hemen sonraki gün bile banyo veya duş yapılabilir.
Sezaryenden sonraki ilk 3 gün genellikle önerilmez. 3 günden sonra dikiş yerini fazla tahriş etmeden banyo yapılabilir, dikiş yerine su veya sabun temasının artık bir sakıncası yoktur.

Epizyotomi yarasının enfeksiyonu

DOĞUM SONRASINDA OLUŞABİLECEK SORUNLAR
DOĞUM SONRASINDA KARŞILAŞILABİLECEK ÖNEMLİ DURUMLAR

Doğumdan sonra normale dönme süreci 6 haftayı bulacaktır.Bu dönemde olabildiğince dinlenmeye çalışılmalı ve anneyi yoracak şeylerden kaçınılmalıdır. Ayrıca sezeryan ile doğum yaptıysanız 2 hafta içinde, normal yoldan doğum yaptıysanız 6 hafta içinde doktor kontrolü planlanmalıdır.

Sıklıkla lohusalık dönemi anneler için sessiz geçer ancak aşağıdaki yakınma ya da belirtilerden birini gözlemlediğinizde doktora başvurmalı ve gerekli tetkik ve tedavinin yapılmasını sağlamalısınız.

Aşağıda yaralan belirtiler sizde mutlaka normal dışı bir durum varlığını göstermezler, ancak mutlaka doktor incelemesi gerektirirler:
– 37,7 derece ve üzeri ateş
– Saatte bir ped değiştirecek düzeyde kanama
– Hastanedekinden daha fazla kızarıklık, akıntı veya kesi ağrısı
– İdrar yaparken yanma
– Bacağınızda sıcak kırmızı sert ve ağrılı bir bölge
– Memede kırmızı çizgiler veya sıcak, sert ve yumrulu bir bölge (Mastit)
– Bulantı veya kusma
– Şiddetli düzeyde ve iyileşmeyen üzüntü veya depresyon duyguları

Dikkat edilmesi gereken hususlar:
– Perine bölgesindeki ağrı yan yatarak hafifletilebilir yada ortası boş şişirilebilir köpükten bir yastığa oturmak denenebilir.
– Gebelik ve doğum sırasında sıklıkla hemoroid gelişir. Bunlar oturma banyoları ve kremlerle hafifletilebilir.
– Perine yırtığı veya epizyotomi varsa hızla iyileşecektir ancak yinede ağrılı olabilir bu bölge temiz tutulmalıdır. Yıkandıktan sonra hafifçe kurulanmalı sürterek kurulama yapılmamalıdır.
– Eğer epidural anestezi ile doğum yaptıysanız başınızda ve omzunuzda ağrılar hissedebilirsiniz.
– İki ila altı hafta boyunca kanama devam edebilir. Emziriyorsanız kanama daha çabuk sona erer.Lohusalık döneminde kanama gittikçe azalarak rengi koyulaşır.
– Özellikle emzirirken rahmin eski haline dönmek için yaptığı kasılmalardan dolayı karında kasıklara vuran ağrılar olabilir. Kasılmalar çok şiddetli ise ağrı kesiciler kullanılabilir.

En az iki adet vücut ısısı ölçümünde ateşin 37,7 derece ve üzerinde olması durumunda genellikle süt ateşi düşünülür. Bunun dışında endomiyometrit (rahim ve rahim iç zarı enfeksiyonu) ve idrar yolu enfeksiyonu lohusalıkta sıklıkla ateş yapan iki enfeksiyon türüdür.

Epizyotomi yarasının enfeksiyonu, sezaryen cilt ve cilt altı yarası enfeksiyonu da ender olarak ateşe neden olabilirler. Ayrıca ateş, lohusalıkta tesadüfen geçirmekte olduğunuz diğer bir enfeksiyonun (grip, üst solunum yolu enfeksiyonu gibi) belirtisi olabilir.

Doğum sonrasında vajinal akıntı normaldir ancak akıntının özelliği loğusalığın dönemine göre farklılıklar gösterir.
Loğusalık akıntısına “löşi” adı verilir ve bu akıntı doğumdan sonraki 4-6 hafta boyunca devam eder. Doğumdan sonra ilk günlerde kanama şeklinde olan bu akıntı zamanla pembeleşir, daha sonra rengi sararır ve nihayet beyazlaşarak loğusalık bittiğinde tümüyle biter.Bu özelliklerin dışındaki her akıntı doktor tarafından değerlendirilmelidir zira; ateş, karın ağrısı ve kötü kokulu akıntı bir endomiyometrit (rahim ve rahim iç zarı enfeksiyonu)in göstergesi olabilir.